|
“Yanlış ve doğru davranmayla ilgili fikirlerin ötesinde bir yer var.
Seninle orada buluşacağım.”
Mevlana Celaleddin Rumi
---------
“Zihin berraklaştığında engellerde ortadan kalkar. Yenmek ve yenilmek,
ben ve diğerleri, yanlış ve doğru gibi kavramlara dayanan yorumları bir
kenara bırakırsınız.”
Zen Ustası Yuanwu
---------
Farkındalık, şimdiki ana odaklanarak ve anlık yaşantıları yargılamadan
gözlemleyerek elde edilebilir. Yargılarla düşünmek farkında olmadan,
otomatik olarak yapılan bir şeydir. Farkındalık, deneyimleri
değerlendirmeden ve sınıflandırmadan oldukları gibi görebilmeyi
sağlar.
İnsan zihni, düşünceleri, duygularına hatta bedende hissedilen duyumları
değerlendirme eğilimindedir. Düşünce ve duygulara iyi, kötü, yanlış,
hoş, berbat gibi etiketlerle yaklaşır. Bu zihnin otomatik bir
davranışıdır.
Bazı psikolojik rahatsızlıklarda ise, kişilerin kendi deneyimleriyle
ilgili yargıları önemli bir rahatsızlık kaynağı haline gelebilir.
Örneğin,
Panik Atak veya
Panik Bozukluğu’nda, terleme ya da nefes
darlığı
gibi sıradan bedensel tepkiler, “tehlikeli” ya da “korkutucu” gibi
yargılarla değerlendirilir.
Yargılamaya verilebilecek bir başka örnek, Bulimia ya da Anoreksiya gibi
yeme bozukları bulunan kişilerin kendi bedenleriyle ilgili yargılarıdır.
Bu bozukluklara sahip kişiler, kendi bedenlerini, “çirkin” ya da “itici”
gibi olumsuz kategorilere göre değerlendirirler.
Depresyonda ise kişi kendi yaptığı her şeyi yargılar, sorgular ve
eleştirir.
Tüm bu yargılarsa, beraberinde pek çok olumsuz duyguyu da getirmektedir.
Farkındalık, yargısızca gözlem yapmaktır. Kendi deneyimlerine ve
çevresinde gerçekleşenlere, eleştirmeden, sınıflandırmadan,
etiketlemeden ve yargılamadan bakabilme becerisidir.
Yargısızlık becerisi özel tekniklerle öğrenilebilmektedir... |